Yozgat’tan Zorunlu Göç

Ermeni tehciri konusunun gerçeklikten uzaklaşmasını engellemenin yollarından birisi, olayları yerel ölçekte ayrıntılarıyla ortaya koymaktır. Çünkü böylesine büyük ölçekte ve olağanüstü dönemde gerçekleştirilen göç ve yerleştirme işlemleri, her birimde aynı şekilde sonuçlanmamıştır. Oysa bazı olumsuzluklar tüm birimlerde yaşanmış gibi sunulmakta ya da bunun tersi olarak çoğu yerde sorun çıkmamış algısı oluşmaktadır. Bu bakımdan, dönemin kaynaklarında ve konuyla ilgili yargılama sürecinde ortaya konan belgeler ve bilgiler önem taşımaktadır.

I. Dünya Savaşı yıllarında Ankara vilayetinin dört sancağından biri olan Yozgat, önemli sayılabilecek miktarda Ermeni nüfusa sahipti. 1914 yılında vilayetin nüfusunun (953.817) yaklaşık %5,6’sı (53.957) Ermeni idi (Katolik ve Protestanlar da dahil). Yozgat sancağının aynı tarihteki toplam nüfusu 201.981 olup bunun 33.000’i Ermeni’dir (Arşiv, I, 2005, s. 647). Buna göre sancak nüfusunun yaklaşık %16,4’ü Ermeni’dir. Bu tarihte üç kazadan oluşan Yozgat sancağının en fazla Ermeni nüfusa sahip kazası 15.670 ile Boğazlıyan’dır. Sonra 13.969 Ermeni nüfusla sancağın merkezi olan Yozgat kazası gelmektedir. Sancağın diğer kazası Akdağmadeni’nde ise 3.361 Ermeni bulunmaktadır (Karpat, 1985, s. 172).

II. Meşrutiyetin ilanıyla I. Dünya Savaşının çıktığı tarihler arasında Yozgat’ta Ermenilerle Türkler arasında kayda değer bir olay meydana gelmemiştir. Hatta, zaman zaman olumlu ilişkilerin varlığından da söz edilmektedir (Karaca, 2005, s. 181-183). Fakat savaşın çıkmasının ardından, Ermenilerin bunu bağımsızlık yolunda kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görmeleri, durumun Yozgat Ermenilerini de etkilediği anlaşılmaktadır.

Seferberlikten sonra Yozgat ve çevresinde bir takım olaylar vukua geldi. İlk huzursuzluk Boğazlıyan’ın Ermeni köylerinde çıkmıştır. Boğazlıyan’ın Ürnecköyü Ermenileri tarafından, Akdağmadeni kazası Çayırşeyhi köyüne yerleştirilen dinamitlerden birisinin patlamasıyla bir Müslüman çocuğu ağır yaralanmıştır. Olay üzerine Ürnec, Menteşe ve İğdeli köylerindeki aramalarda bomba, dinamit, silah ve cephane ele geçirilmiştir. Asker toplamak için köylere giden jandarma birliğinin yolu kesilerek üzerlerine uzun süre ateş edilir. Yine Rumdiken köyü Ermenileri, jandarma karakoluna ve jandarmalara bir gece sabaha kadar kurşun yağdırmışlardır. Komiteciler Kumkuyu köyünde bir jandarma ile Poyraztepe köyünde iki kişiyi katlederler. Akdağmadeni’nde defalarca bomba patlatılır (Ermeni, 1333, s. 195-196).

Boğazlıyan köylerindeki Ermenilerin kurduğu yaklaşık 300 kişiden oluşan çete, Müslümanlara saldırarak öldürme, gasp, soygun ve çapulculuk suçlarını işlediler. Çevre kazalara da saldıran çete, 23 Temmuz 1915’den itibaren Yozgat jandarma taburunun takibiyle etkisiz hale getirilmişti (Süslü, 1990, s. 90).

Savaşın başlamasıyla birlikte, Yozgat Ermenileri arasında askere gitmemek, çeşitli saldırılar, Müslüman halkı aşağılama, askere giden Müslüman halkın ailelerini tehdit yaygın hale gelmişti.

Ülke genelinde giderek yayılan kargaşaya son vermek amacıyla, 27 Mayıs 1915 tarihli, Ermenilerin sevk ve iskan edilmesini öngören geçici kanun yürürlüğe konuldu. Yozgat’a Dahiliye Nezareti’nden ilk sevk emri, 18 Temmuz 1915’te geldi. Bununla Ermenilerin ileri gelenlerinin sevki isteniyordu. Ardından tümen kumandanlığından, asker alma şubesine de aynı emir gönderilmişti. Bu emirde ayrıca eşkıyalığın da engellenmesi isteniyordu (Memleket, 6 Mart 1919). Tehcir 21 Temmuz’da başladı ve Eylül sonlarında tamamlandı. Ankara vilayetindeki, dolayısıyla Yozgat’taki Ermeni sevkiyatı, 27 Ekim 1915’te, Dahiliye Nazırı Talat imzasıyla gönderilen telgrafla durduruldu (Osmanlı, 1994, s. 117-436).

Yozgat Ermeni sevkiyatının ilk kafilesi, 21 Temmuz 1915’te Sivas yoluyla gerçekleştirildi. İkinci sevk de Sivas’tan yapılmış, üçüncü sevk ise Kayseri üzerinden gerçekleştirilmiştir (Memleket, 6 Mart 1919). Boğazlıyan çevresinde, Ermeni çeteleri ile jandarmalar arasında sürekli çatışmalar çıkmış ve diğer bölgelerden sevk edilen Ermenilerin bir kısmı buradakilerle birleştirilmiştir (İkdam, 19 Şubat 1919; Memleket, 6,25 Mart 1919). 19 Ağustos 1915’tegelen bir telgraf üzerine, kafileler Akdağmadeni yolu ile, yeniden Sivas üzerinden gönderilmiştir. Buna göre sevkiyat, Yozgat’ın güney ve doğusundan olmak üzere iki yönden gerçekleştirilmiştir. Göç, gelen emir gereği Suriye’de Deyr-i Zor ve Halep’e yapılıyordu (Memleket, 25 Mart 1919). Göçe tâbi tutulan Ermenilerin paraları ve taşınırları, Terkedilmiş Mallar Komisyonu’nda toplanıyordu. Sevk edilenlerin kayıtları ise sevk memurları tarafından bir üst makama bildirilerek tutuluyordu (Memleket, 6, 25 Mart 1919).

Ankara’dan 17 Eylül 1915 tarihinde Dahiliye’ye gönderilen bir telgrafa göre, Ankara vilayetindeki 53.957 Ermeni’den (Memalik, 1336, s. 10) 21.236’sı, 16 Eylül 1915 tarihine kadar gönderilmiştir. Bir kaynak, Ankara’dan göç ettirilmesi kararlaştırılan nüfusu 47.224 olarak verirken (Arşiv, 2005, I, s. 439-440), başka bir kaynak, aynı miktarda nüfusu göç ettirilen şeklinde vermektedir (Bardakçı, 2008, s. 76-77). Aynı telgraftan, Yozgat sancağındaki 33.000 Ermeni’den 21.034’ünün sevk edildiği ve 10.916’sının halen Yozgat’ta bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir kaynak (Arşiv, 2005, I, s. 440,446) göç ettirilmesi kararlaştırılan nüfusu 31.247 göstermektedir. Söz konusu telgraf, geride kalan 10.916 kişilik Ermeni nüfusun bir kısmını sevk edilecek olanlar, gerisini ise Müslüman köylerine dağıtılması kararlaştırılan ailelerle çocukları olarak anmaktadır (Osmanlı, 1994, s. 93). Buna göre 17 Eylül 1915 tarihinde, Yozgat Ermenilerinin %63,7’si sevk edilmişken, %36,3’ü hâlâ Yozgat’ta bulunmaktaydı.

Yozgat’tan sevk edilen Ermenilerin ne kadarının yollarda öldüğü ve öldürüldüğü belli değildir. Ancak, 1919’da İstanbul’da gerçekleştirilen Yozgat tehciri davasının duruşmalarında, Ermeni şahitler ve avukatlar tarafından bazı sayılar dillendirilmiştir. Bunların içinde en yükseği, Yozgat’ta tehcir sırasında 115 akrabasının öldürüldüğünü iddia eden, Avukat Leon Remzi’nin verdiği rakamdır. Onun iddiasına göre, Yozgat’tan çıkarılarak Boğazlıyan’ın Keller köyü civarında öldürülen Ermenilerin miktarı, yaklaşık 2.700 kişidir. Bunlar 600-700 kişi tarafından katledilmişlerdir. Leon Remzi üçüncü duruşmada, sayıyı iki katının da üstüne çıkararak 6.000 yapar ve aynı sayıyı sekizinci duruşmada da tekrar eder. Davanın dokuzuncu duruşmasında ise Boğazlıyan’da öldürüldüğü iddia edilen Ermenilerle ilgili telgraflar okunmuştur. İncelenen gazetelerden ikisi telgraftaki sayıyı 360, birisi 3.160, bir diğeri ise 3.660 olarak vermektedir (Bilgi, 2006, s. 22). Boğazlıyan ve çevresinde 3.160 Ermeni’nin katledildiğine dair bilgi üzerine, 9 Ağustos 1915’te Ankara valiliğine bir şifre gönderen Dahiliye Nezareti, konunun incelenmesini istemiştir (BOA, DH. ŞFR, 54-A/326). Mahkemede okunan telgrafla bunun aynı telgraf olduğu ve sayının da 3.160 olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, hem telgrafın yazıldığı tarihlerde, hem de mahkeme aşamasında, bu sayının doğruluğu ispat edilememiştir. Şahitlerin ve telgrafları yazanların dayanağı söylentilerdir. Bu yüzden yargılamada ve kararda konuya açıklık kazandırabilecek somut rakamın telaffuzundan kaçınılmıştı. Bu durum, mahkeme kararına dayanılarak genellemeler yapmayı kolaylaştırmaktadır. Boğazlıyan çevresinde öldürülen Ermenilerin sayısı bilinmemekle birlikte, hiçbir zaman iddia edilen miktarlarda olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkeme safahatından ve belgelerden çıkarılabilecek sonuç, şimdilik bu kadardır (Bilgi, 2006, s. 22-23).

Tehcir sonrasında Yozgat ve çevresindeki Ermeni çetelerinin faaliyetleri, geride kalan veya sevk sırasında kaçan Ermeniler hakkında bir değerlendirme yapma imkânı vermektedir. Nitekim tehcire rağmen, çete halinde bulunan ve bunlara katılanlar, uzun süre kontrol altına alınamamıştır. 1915 yılı sonlarında Boğazlıyan’ın Çakmak köyü ve Yazır dağı civarında 70 kadar silahlı Ermeni eşkıyası bulunuyordu. Akdağmadeni’ne bağlı Culhalı köyü civarında, Kayseri Everek köyü Ermenileri tarafından yönetilen 300’e yakın Ermeni eşkıyası bulunuyor ve bölgenin güvenliğini bozuyordu (Ermeni, 1333: 282). Yine yaklaşık 300 kişilik Ermeni eşkıyası 15 Eylül 1915 tarihinde Yozgat’ın Kumkuyu köyünden çıkarak, çevredeki Müslüman köylerini ateşe vermişlerdir. Çatkebir köyü çevresinde yuvalanan 800’e yakın Ermeni, hazırladıkları siperlerden asker, jandarma ve halka saldırmış ve günlerce süren çatışmalardan sonra Kızılcaova yönüne kaçmışlardır (Ermeni, 1333, s. 282).

Yozgat ve çevresindeki Ermeni çetelerinin, sevkiyattan sonra da faaliyette oldukları anlaşılıyor. 3 Nisan 1916 tarihli bir telgraf, Akdağmadeni ve Çat çevresinde 300-500 kişilik, kimi silahlı, kimi de asker elbiseli Ermeni çetelerinden ve eylemlerinden söz etmektedir. 4 Nisan 1916 tarihli başka bir telgraf, Kayseri’den gelen kırk kişilik bir müfrezenin bölgede inceleme ve izleme yaptığını (ATBD, 34/85, 1985, s. 125-128), çıkan çatışmalarda çeteden on kişinin öldüğünü belirtmektedir. Yirmi kişilik bu Çete, yuvalandığı Ardıçalanı köyünde kuşatılmasına rağmen kaçmayı başarmışsa da, 12 üyesi ele geçirilmiştir. 22 Mayıs 1916 tarihli bir belgeye göre, bölgedeki bir Ermeni çetesinin takibi sonucunda 17’si ölü, 2’si yaralı ele geçirilmiştir (Karaca, 2005, s. 192). 27 Ağustos 1916 tarihinde Akdağmadeni’ne bağlı Keziç ve Demirci köylerinden 4 kişi, Ermeni firarileri tarafından katledilmiştir. 11 Eylül 1916 tarihli bu belgeye göre, Sorgun nahiyesi Dişli köyü civarında takip müfrezeleri, altı Ermeni firariyi ölü olarak, bir kadını da canlı olarak ele geçirmişlerdir (Arşiv, II, 2005, s. 49, 351-352).

19 Mayıs 1917 tarihli bir belgeden, Ermenilerin Boğazlıyan’ın Çerçialanı köyüne saldırarak köylülerle çatıştıkları ortaya çıkar. (Karaca, 2005, s. 192). 10 Temmuz 1917 tarihli başka bir belgeden, Boğazlıyan’a bağlı Çat civarında gizlenen ve çevre köylerden beslenen 60 kadar silahlı Ermeni ve Rum çetecinin önce müfrezelerle ardından da Afşaralanı/Çerçialanı ve Çat’daki mültecilerle çatışarak geri çekilmek zorunda kaldıkları anlaşılmaktadır (Arşiv, 2005, II, s. 363-364).

Yozgat ve Boğazlıyan zorunlu göçü ve Ermeni çetelerinin tenkili sırasında, Ermeniler hem jandarma, hem de köylülerle çatışmışlardır. Tehcir emrine uymayanlar genelde çetelere dahil olmuşlardır. Bu çetelerin tenkili sırasında ölen Ermenilere ilâveten, sevk esnasında bazı görevlilerin ve köylülerin suistimalinden dolayı ölenler de olmuştur. Bu görevliler tespit edilerek divân-ı harbe verilmiş ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.

Kaynakça

Arşiv Belgeleriyle Ermeni Faaliyetleri 1914-1918(2005), Ankara 2005.

Askeri Tarih Belgeleri Dergisi (1985), 34/85

Bardakçı, Murat (2008), Talat Paşa’nın Evrak-ı Metrukesi, İstanbul

Bilgi, Nejdet (2006), Yozgat Ermeni Tehciri Davası, İstanbul

Ermeni Komitelerinin Amal ve Harekat-ı İhtilaliyesi(1333), İstanbul

İkdam, 19 Şubat 1335/1919.

Karaca, Taha Niyazi (2005), Ermeni Sorununun Gelişim sürecinde Yozgat’ta Türk Ermeni İlişkileri, Ankara

Karpat, Kemal, H. (1985), Ottoman Population 1830-1914 Demographic and Social Characteristics, Wisconsin

Memâlik-i Osmaniye’nin 1330 Senesi Nüfus İstatistiki,(1336) Dersaadet

Memleket, 6, 8, 25 Mart 1919.

Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915-1920)(1994), Ankara

Süslü, Azmi (1990), Ermeniler ve 1915 Tehcir Olayı, Ankara 1990.

 

© 2022 - Marmara Üniversitesi