Osmanlı Nüfus Sayımları ve Ermeniler

Osmanlı İmparatorluğu’nda 19. yüzyılın sonlarına doğru her bir azınlığın ayrılıkçı talepleri sebebiyle nüfusları ve bu nüfusların bulunduğu coğrafi yöredeki toplam nüfusa oranı konusu önemli bir mesele oluşturmuştur. Merkez tarafından yapılan nüfus sayımları da azınlıklar tarafından güvenilmez olarak değerlendirilmiştir. Bu makalede Osmanlı nüfus sayımlarının azınlıkların iddiaları karşısında ne kadar doğru olup olmadığı ortaya konulacaktır.

Osmanlılar, vergi mükelleflerini belirlemek üzere yürüttükleri tahrirler kapsamında nüfus kayıtları tutmaya büyük önem verirlerdi. Bu tahrir defterleri her bir hanedeki yetişkin erkek sayısını içerirdi. Özellikle 19. yüzyılda Osmanlı yönetimi, nüfus sayımına ve nüfusun; yaşa, etnik özelliklere ve coğrafi yörelere göre dağılımına giderek daha büyük bir önem vermeye başladı. İmparatorluktaki ilk nüfus sayımı 1826 yılında Yeniçeri Ocaklarının kaldırılmasından sonra modern bir ordunun oluşturulması sırasında erkek nüfusun sayısı ve yaşı hakkında doğru bilgi sahibi olabilmek için sadece erkek nüfus sayılarak yapılmıştır (Karal, 1943).

1914 Yılı Nüfus Verileri

1914 Yılı Nüfus Verileri

İmparatorluk nüfus sayımları ihtiyacı doğrultusunda Kadastro Dairesi’ni kurmuştur. Bu daireye, vergi toplama amacıyla kişilerin sahip oldukları mülkün kaydedilmesi, erkek tebaanın sayılarak nüfusa kaydedilmesi ve ayrıca hem vergi yükümlülüğünü gösterecek hem de kimlik belgesi olarak kullanılabilecek nüfus tezkereleri çıkarılması görevi verilmiştir.

Özellikle Kafkasya’dan kaçarak imparatorluk topraklarına gelen 2 milyon Müslüman ile birlikte 19. yüzyılın ikinci yarısının başlarında imparatorlukta demografik ve ekonomik değişiklikler yaşanmıştır. Bu doğrultuda 1874 yılında Şuray-ı Devlet, ülkede genel bir nüfus sayımı yapılması kararını almıştır (Shaw, 1978, s. 328). Bu nüfus sayımı doğrultusunda kazalarda komiteler oluşturulması kararlaştırılmıştır. Bu komiteler bir hükümet görevlisi, bir Müslüman, cemaatler arasından seçilecek bir gayrimüslim, bir sekreter ve bir de sekreter yardımcısından oluşacaktı. Komitelerin kaza düzeyinde yapacağı sayımlarda her türlü özelliğin (yaş, deri rengi, göz rengi vs.) dikkate alınması talep edilmiştir. Bu sayımların bir üst birime gönderilmek suretiyle kazadan merkeze kadar ulaştırılması yöntemi benimsenmiştir. Ancak bu hazırlıklar teoride kalmış, siyasi ve mali sorunlar nedeniyle pratikte nüfus sayımı gerçekleştirilememiştir.

Sicil-i Nüfus Nizamnamesi olarak adlandırılan ve Şuray-ı Devlet’in görüşlerini de içerecek şekilde eski sistemi geliştiren yeni nüfus yönetmeliği, 1881 yılında Sultan tarafından onaylanarak yürürlüğe konulmuştur. Getirilen bir yenilik, sayımı ve kaydı yapılan her bireye imzalı ve mühürlü bir Nüfus Tezkeresi verilmesidir. Yeni yönetmelikle getirilen ikinci bir yenilik ise nüfus sayımına kadınların da dahil edilmesi olmuştur.

Sultan II. Abdülhamit nüfus sayımları ile ilgili endişelerini dile getirirken, Bitlis vilayetinden kendisine ulaşan bilgilerde “nüfus sayımı sırasında Ermenilerin çeşitli oyunlarla ve entrikalarla kendi sayılarını olduğundan fazla gösterme çabası içerisinde bulundukları”nın belirtildiğini ifade etmiş, Rusya’dan ülkeye Ermeni akımının önlenmesine yönelik her türlü tedbirin alınması gerektiğini, aksi takdirde nüfus sayımının “Osmanlıların çıkarları haricindeki çıkarlara hizmet edeceğini” belirtmiştir. (Deringil, 2002, s. 42)

Nüfus sayımı çalışmaları sonucunda elde edilen nüfus kayıtları 17 Ağustos 1893 tarihinde Sadrazam Cevat Paşa tarafından Sultan’a sunulmuştur. İkinci bir nüfus sayımı, ki, bu Osmanlı döneminde yapılmış son nüfus sayımıdır, 1905/6 yılında gerçekleştirilmiştir. Nüfus sayımı konusunda hazırlanan son rapor ise, 1919 yılında yayınlanmış olan Memalik-i Osmaniye’nin 1330 Senesi Nüfus İstatistiği’dir.

Milli Kongre Neşriyatı Nüfus Verileri

Milli Kongre Neşriyatı Nüfus Verileri

1893 ile 1896 yılları arasındaki dönemde Nüfus Dairesinin yöneticiliğini Yahudiler yürütmüştür. 1897’den 1902’ye kadar olan dönemde, bir Ermeni, Mıgırdıç Sinabyan Efendi, 1903 ile 1907 yılları arasında da Amerikalı bir istatistik uzmanı yöneticilik yapmışlardır. Daha sonra ise, kurumun başına istatistik alanında çeşitli çalışmaları bulunan Mehmet Behiç Bey getirilmiştir.

Osmanlılar genel anlamda nüfus sayımı ve kaydına ilişkin süreçlerde, mantıkî, hatta titiz davranmışlardır. Devlet her zaman için, kendi nüfusunu ve bu nüfusu oluşturan bireylerin çeşitli niteliklerini doğru bir şekilde öğrenme çabası içerisinde olmuştur. Malî ve askeri alanlardaki imkân ve kabiliyetleri gerçek şekilde anlayabilmek ve aynı zamanda bir kısım etnik azınlıkların siyasi taleplerine karşı ortaya koyduğu kendi tezlerine destek sağlamak için de Osmanlılar nüfus sayımı konusunda yukarıda anlatılan çalışmaları yürütmüşlerdir.

Tablo II’de görüldüğü üzere İstanbul dahil Anadolu nüfusu göz önüne alındığında Müslüman nüfusun artış hızı yılda 1.23, Rumların 1.38, Ermenilerin ise 0.70 olduğu gözükmektedir. Ancak, Anadolu nüfusuna İstanbul ve altı doğu vilayeti hariç tutularak bakıldığında Müslüman nüfusun artış hızı yılda 1.22, Rumların 1.52, Ermenilerin ise 1.90 olduğu gözükmektedir. Müslümanlar ile Ermenilerin nüfus artış hızları arasındaki farkların birkaç nedeni olabilir.

  1. 1897 Nüfus Raporunda özellikle altı vilayette yaşayan ve sayılamayan göçer nüfus dolayısıyla Müslüman nüfus eksik gösterilmiş olabilir. Buna bağlı olarak düşük bir tabandan başlayan Müslüman nüfus doğal olarak Ermenilerden daha yüzsek bir hızda büyüyor gözükebilir.
  2. Altı vilayette yaşayan Ermeniler, bedel-i askeriyeödememek, ya da 1908 yılından sonra gayrimüslimlere de zorunlu askerlik uygulamasının getirilmesinin ardından askere alınmamak için nüfusa kaydolmaktan kaçınmış olabilirler. (Zamir, 1981, s. 87) Aynı zamanda altı vilayetin haricinde yaşayan Ermeni nüfusu daha büyük oranda şehirlerde yerleşik bulunduğundan sayımları daha kolaydı. Buralarda yaşayan ve ticaret ile uğraşan Ermeni nüfus resmi makamlarla iletişime geçmek zorunda kaldığından nüfus kayıtlarına da geçmek zorunda kaldı. Dolayısıyla, belirtilen altı vilayet dışında kalan yerlerde Ermenilerin nüfus artış hızı Müslümanlarınkinden yüksek gözükmektedir.
  3. Ermeni nüfusun Anadolu’nun diğer bölgelerine ve özellikle de Ege Bölgesi ile Kilikya’ya göç etmeleri söz konusu altı vilayette Ermenilerin nüfus artış oranlarının düşük olmasının başka bir nedeni olabilir. Ayrıca dışarıya yapılan Ermeni göçlerinin de (ABD, Rusya ve İran gibi) bu bölgelerdeki artış oranlarını etkilemiş olması ihtimal dahilindedir.

İstanbul’a ilişkin nüfus rakamlarında Ermenilerin nüfuslarının azalışı ile ilgili ise şu açıklamalar ileri sürülebilir.

  1. Birçok Rum ve Ermeni vergi ödememek için yabancı ülke pasaportları almış olabilir.
  2. Bu denli kalabalık bir şehirde nüfus sayımı gerçekleştirmenin zorlukları nedeniyle nüfus eksik sayılmış olabilir.
  3. Nüfus sayımına ilişkin yönetmelikler ve nüfusa kaydolma konusunda getirilen kurallar İstanbul’da iyi bir şekilde uygulanamamış olabilir.

Yukarıda sayılan hususlar nedeniyle nüfus sayımlarında değişik etnik grupların nüfus artış hızları arasındaki farklılıklar, Osmanlı nüfus sayımlarını geçersiz ya da güvenilirliğini düşük kılmaktan uzaktır. 1880li yıllardan itibaren yapılmış Osmanlı nüfus sayımları konusunda incelemeler yürüten araştırmacılar, yetkili makamlarca da kabul edilmiş olan bir kısım eksiklikler olsa da, söz konusu sayımların çoğu vilayetteki nüfusu doğru bir şekilde belirledikleri konusunda görüş birliği içerisindedirler. Bu konuda uzman araştırmacıların görüşlerine göre, kayıtlarda siyasi amaçlarla yapılmış sahtecilik ya da oynamalara ilişkin hiçbir emare mevcut değildir (Shaw, 1978, s. 336; Zamir, 1981, s. 86). Ancak, sayımlarda hata payları da mevcuttur. 1881-93 nüfus sayımındaki hata payı, erişim olanaklarının iyi durumda olduğu bölgelerde muhtemelen yüzde 2-5, uzak bölgelerde ise yüzde 6-10 dolaylarındadır (Karpat, 1978, s. 256; ayrıca bkz: McCarthy, 1998, s. 175-85, 192-93). Ancak, nüfus sayımlarının güvenilirliği konusundaki asıl sorun, Osmanlı nüfus sayımlarının, çeşitli siyasi davaların savunucuları tarafından ileri sürülen tahmine oranla daha güvenilir olup olmadıklarıdır. Osmanlı nüfus raporlarında ve diğer bölgelerde yer alan nüfus rakamlarının, kadın ve çocukların eksik sayılmalarından kaynaklanan hataların giderilmesi için bir düzeltmeye tabi tutulmaları gerekmektedir. Yaptığımız bir çalışmada (Mutlu, 2007, ss. 352-397) belirtilen yönde bir girişimde bulunulmuş ve yalnızca Anadolu vilayetleri değil, İstanbul ve Trakya da çalışma kapsamına dahil edilmiştir. Bu çalışma sonucunda nüfus sayıları düzenlenmiş ve buna göre Tablo III ve IV oluşturulmuştur. Tablolardaki M5 ve M8 sütunlarındaki rakamlar, tahmini nüfus sayımlarının alt ve üst sınırlarını vermektedir.

Tablo I: Nüfus Sayımlarında Ermeni[i] Nüfusu
1897 1906/7 1914
Anadolu[ii] (İstanbul dahil) 1.106.086 1.102.469 1.245.902
İstanbul[iii] 169.630 72.401 84.093
Altı Vilayet[iv] 555.902 561.774 636.306
Anadolu (İstanbul ve Altı Vilayet hariç) 380.554 468.294 525.503
Veri Kaynakları: Güran, 1997, s. 23-25; Karpat, 1985, s. 162-89
Tablo II: Nüfus Sayımlarında Ermeni Nüfusun Büyüme Endeksleri ve Artış Hızı
1897 1906/7 1914 Artış Hızı[v] (%)
Anadolu (İstanbul dahil) 100.00 99.67 112.64 0.70
İstanbul 100.00 42.68 48.57 -4.13
Altı Vilayet 100.00 101.06 114.46 0.79
Anadolu (İstanbul ve Altı Vilayet Hariç 100.00 123.06 138.09 1.90
Veri Kaynakları: Güran, 1997, s. 23-25; Karpat, 1985, s. 162-89
Tablo III: 1897 Nüfus İstatistiğindeki Ermeni Nüfusu ve Düzeltilmiş Nüfus
C[vi] M5[vii] M8[viii]
Dersaadet 166.185 187.990 196.186
Edirne 18.458 21.817 22.830
Aydın 15.229 18.204 19.049
Erzurum 120.147 141.221 147.773
Adana 36.695 47.377 49.575
İşkodra
İzmit 44.953 53.274 55.746
Ankara 81.437 95.982 100.435
Beyrut 2.921 3.438 3.598
Bitlis 108.050 142.442 149.052
Biga 1.842 2.167 2.268
Cezayir-i Bahri Sefid 10 12 14
Çatalca 979 1.099 1.151
Halep 70.663 82.838 86.682
Hüdavendigar 70.262 76.930 80.499
Diyarbakır 60.175 72.445 75.806
Zor 474 550 576
Selanik 51 65 68
Suriye 1.478 1.799 1.882
Sivas 129.085 152.785 159.874
Şehremaneti Mülhakati 3.074 3.463 3.614
Trabzon 49.782 50.325
Kosova 0 0 0
Kastamonu 6.652 7.734 8.093
Konya 10.972 13.677 14.311
Kudüs 1.610 1.716 1.795
Manastır 22 24 25
Mamûratülaziz 83.394 105.377 110.226
Musul
Van 55.051 66.209 69.282
Yanya
Veri Kaynakları: Güran, 1997, s. 23; Coale ve Demeny, 1966
Tablo IV: 1914 Nüfus İstatistiğindeki Ermeni[ix] Nüfusu ve Düzeltilmiş Nüfus
C[x] M5[xi] M8[xii]
Edirne 19.888 23.508 24.599
Erzurum 136.618 160.581 168.032
İstanbul 84.093 94.713 99.109
Adana 57.686 74.478 77.934
Ankara 5.957 63.594 66.544
Aydın 20.766 24.822 25.973
Bitlis 119.132 196.427 205.540
Beyrut 5.288 6.224 6.513
Halep 49.486 58.012 60.704
Hüdavendigar[xiii] 61.191 66.998 70.107
Diyarbakır 73.226 88.157 92.247
Suriye 2.533 3.082 3.225
Çatalca 842 946 989
Zor 283 329 344
Kudüs-i Şerif 3.043 3.243 3.393
Karahisar-i Sahip 7.448 8.154 8.533
Karesi 8.704 9.530 9.972
Kale-i Sultaniye 2.541 2.990 3.129
Kayseri 52.192 61.644 64.504
Kütahya 4.548 4.979 5.211
Maraş 38.433 45.055 47.146
Menteşe 12 14 15
Niğde 5.704 7.110 7.440
Sivas 151.674 179.521 187.851
Trabzon 40.237 40.675
Kastamonu 8.959 10.446 10.899
Konya 13.225 16.484 17.249
Mamûretülaziz 87.864 111.025 116.176
Van 67.792 132.792 138.967
Eskişehir 8.807 10.012 10.476
Antalya 630 785 822
Urfa 18.370 21.535 22.534
İçel 341 440 461
İzmit 57.789 68.486 71.664
Bolu 2.972 3.455 3.615
Canik 28.576 29.267
Veri Kaynakları: Karpat, 1985, s. 170-189; Coale ve Demeny, 1966

[:]

Açıklamalar

[i] Gregoryenleri, Katolik Ermenileri ve Protestanları kapsamaktadır. Protestanların bir kısmı Ermeni olmayabilir.

[ii] Yaklaşık olarak, bugünkü Türkiye’nin sınırları içerisinde bulunan vilayetleri ve sancakları içine almaktadır. Doğu Trakya ile Kars, Ardahan ve Artvin dahil edilmemiştir. İskenderun, Antakya kazaları ve Halep vilayetine bağlı Ayintab Sancağı ise dahildir. Halep Vilayeti’nin 1897 yılındaki nüfusu, 1906/7 nüfus sayımında saptanmış olan oranlar esas alınarak Halep, Maraş ve Urfa sancakları arasında paylaştırılmıştır. Daha sonra, İskenderun, Antakya kazaları ve Ayıntab Sancağında yaşayan etnik grupların 1897 ve 1906/7 yıllarındaki nüfusları, bu grupların 1914 yılında Halep Vilayetinin nüfusu içindeki payları esas alınarak tahmini şekilde hesaplanmıştır.

[iii] İstanbul, Dersaadet ile banliyölerden (Şehremaneti Mülhakatı) oluşmaktadır. 1897 yılı nüfus kayıtlarındaki Katolikler; 1914 yılında bu iki grup arasındaki dağılımları esas alınmak sureti ile Rumlar ve Ermeniler arasında paylaştırılmışlardır.

[iv] Erzurum, Bitlis, Diyarbakır, Mamuretülaziz, Sivas ve Van vilayetleri.

[v] Nüfus artış hızı, 1897-1914 arasındaki dönem içindir.

[vi] Osmanlı nüfus istatistiğindeki nüfus

[vii] Ölüm düzeyi = 5 için düzeltilmiş nüfus

[viii] Ölüm düzeyi = 8 için düzeltilmiş nüfus

[ix] Gregoryenleri, Katolik Ermenileri ve Protestonları içermektedir. Birkısım Protestanlar Ermeni olmayabilirler.

[x] Osmanlı nüfus istatistiğindeki nüfus

[xi] Ölüm düzeyi = 5 için düzeltilmiş nüfus

[xii] Ölüm düzeyi = 8 için düzeltilmiş nüfus

[xiii] 1897 yılında nüfusu 1.454.294 iken 1914’te 616.227’ye düşen Hüdavendigar’da meydana gelen bu büyük nüfus azalması, Karesi ile Karahisar-ı Sahip adında iki yeni idari birimin oluşturularak Hüdavendigâr’dan ayrılmasından ve yerleşim birimi sınırlarının yeniden belirlenmesinden kaynaklanmıştır.

Kaynakça

Coale, Ansley J. ve Demeny, Paul (1966), Regional Model Life Tables and Stable Populations, Princeton, NJ: Princeton University Press

Deringil, Selim (2002), “The Study of the Armenian Crisis of the Late Ottoman Empire, or ‘Seizing the Document by Throat’”, New Perspectives on Turkey, 27 (Fall), ss. 35-59

Güran, Tevfik (1997), Osmanlı Devleti’nin İlk İstatistik Yıllığı, Tarihi İstatistikler Dizisi, c. 5, Ankara: Devlet İstatistik Enstitüsü

Karal, Enver Ziya (1943), Osmanlı İmparatorluğu’nda İlk Nüfus Sayımı, Ankara: İstatistik Umum Müdürlüğü Yayınları

Karpat, Kemal (1978), “Ottoman Population Records and the Census of 1881/92-1893”, International Journal of Middle East Studies, 18, ss. 237-274

Karpat, Kemal (1985), Ottoman Popularion, 1830-1914: Demographic and Social Characteristics, Madison, WISC: The University of Wisconsin Press

McCarthy, Justin (1998), Müslümanlar ve Azınlıklar, İstanbul: İnkılâp

Mutlu, Servet (2007), “Osmanlı Nüfusu”, Türk-Ermeni İhtilafı Makaleler, ed. Hikmet Özdemir, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları, ss. 352-397

Shaw, Stanford J. (1978), “The Ottoman Census System and Population, 1831-1914”, International Journal of Middle East Studies, 9, ss. 325-338

Zamir, Meir (1981), “Population Statistics of the Ottoman Empire in 1914 and 1919”, Middle Eastern Studies, 17, 1981, ss. 85-106[:en]

Coale, Ansley J. ve Demeny, Paul (1966), Regional Model Life Tables and Stable Populations, Princeton, NJ: Princeton University Press

Deringil, Selim (2002), “The Study of the Armenian Crisis of the Late Ottoman Empire, or ‘Seizing the Document by Throat’”, New Perspectives on Turkey, 27 (Fall), ss. 35-59

Güran, Tevfik (1997), Osmanlı Devleti’nin İlk İstatistik Yıllığı, Tarihi İstatistikler Dizisi, c. 5, Ankara: Devlet İstatistik Enstitüsü

Karal, Enver Ziya (1943), Osmanlı İmparatorluğu’nda İlk Nüfus Sayımı, Ankara: İstatistik Umum Müdürlüğü Yayınları

Karpat, Kemal (1978), “Ottoman Population Records and the Census of 1881/92-1893”, International Journal of Middle East Studies, 18, ss. 237-274

Karpat, Kemal (1985), Ottoman Popularion, 1830-1914: Demographic and Social Characteristics, Madison, WISC: The University of Wisconsin Press

McCarthy, Justin (1998), Müslümanlar ve Azınlıklar, İstanbul: İnkılâp

Mutlu, Servet (2007), “Osmanlı Nüfusu”, Türk-Ermeni İhtilafı Makaleler, ed. Hikmet Özdemir, TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları, ss. 352-397

Shaw, Stanford J. (1978), “The Ottoman Census System and Population, 1831-1914”, International Journal of Middle East Studies, 9, ss. 325-338

Zamir, Meir (1981), “Population Statistics of the Ottoman Empire in 1914 and 1919”, Middle Eastern Studies, 17, 1981, ss. 85-106

Not

[:tr]Servet Mutlu, “Son Dönem Osmanlı Nüfusu ve Etnik Dağılımı”, Tarihte Türkler ve Ermeniler, Cilt 8, Türk Tarih Kurumu, 2014, s.37-74’den kısaltılmıştır.[:en]

Servet Mutlu, “Son Dönem Osmanlı Nüfusu ve Etnik Dağılımı”, Tarihte Türkler ve Ermeniler, Cilt 8, Türk Tarih Kurumu, 2014, s.37-74’den kısaltılmıştır.

[:]

© 2022 - Marmara Üniversitesi