I. Dünya Savaşı’nda Almanya’nın Ermeni Sorununa Yaklaşımı

Bilindiği üzere Almanya, 18 Ocak 1871 tarihinde ulusal birliğini sağlamasını takiben özellikle “Weltpolitik” politikası ile Doğu Sorunu’nun aktif bir tarafı olmuştur.

Bismarck döneminde Almanya, kendi güvenlik kaygılarına öncelik verdiği için Düvel-i Muazzama’nın Osmanlı Devleti üzerindeki emellerini engelleyici bir politika izlememekte birlikte bu Devletlere aktif bir destekte vermemiştir. Ermeni tebaanın bağımsızlık talepleri kapsamında Almanya’nın izlediği politikalar 1888 yılında II. Wilhelm’in iktidara gelişine kadar diğer Devletlerden farklı olarak “karışmama” ilkesine dayanmıştır.

Ayrıca, konjonktür içinde Sultan II. Abdülhamid, Berlin Antlaşması’nı takiben II. Wilhelm yönetimindeki Almanya’nın “Weltpolitik” ile yeni bir Dünya gücü olmasını iyi tespit etmiş ve de Rusya ile İngiltere’nin emperyalist çıkarlarını, bu yeni emperyalist Devletin çıkarları ile engelleme/dengeleme stratejisini izlemiştir. Sultan II. Abdülhamid’in bu politikası bağlamında arzu edilen Türk-Alman dostluğunun 1890 yılından itibaren gelişmesi üzerine, Almanya kendi çıkarları doğrultusunda tutum-politika değiştirerek, Osmanlı-Ermeni ilişkilerine müdahil olmaya ve bu ilişkileri yönlendirmeye başlamıştır. Bu politika değişikliğini takiben Almanya’ya bir yandan özellikle Bağdat Demiryolu imtiyazı gibi çeşitli ekonomik ayrıcalıklar verilerek Türk-Alman yakınlığını pekiştirilmeye çalışılmış, diğer yandan da birçok Alman askerine Osmanlı ordusunun modernizasyonunda ve eğitiminde görev verilerek, I. Dünya Savaşı’na kadar olan süreçte İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Ermeni Sorunu kapsamındaki ıslahat talepleri sürüncemede bırakılmıştır.

Almanya, yukarıda belirttiğimiz bu politikasına rağmen I. Dünya Savaşı sırasında, özellikle Adana ve İskenderun bölgelerindeki Ermenileri kazanmaya yönelik bazı stratejiler de izlemiştir. Bu kısmi değişikliğin nedeni ise bölge Ermenilerinin, Ruslar ve İngilizler tarafından kullanılmasını önlemektir.

I. Dünya Savaşı’nın başlamasını takiben, Osmanlı Devleti tarafından askeri güvenlik gerekçeleri ile 27 Mayıs 1915 tarihinde yürürlüğe konulan Sevk ve İskân Kanunu’nun uygulanması sırasında birçok Alman subayı neredeyse tüm Türk birliklerinin önemli karar makamlarında görev yapmıştır.

Örneğin, 1913 yılının Kasım ayında Osmanlı Devleti General Otto Liman von Sanders ile beş yıllık bir sözleşme yapmıştır. General, bu sözleşme ile İstanbul’daki 1. Ordu Komutanlığı, Askeri Şura üyeliği, tüm askeri okul ve eğitim kurumlarının amirliği, terfi sınavlarının düzenleyicisi, kurmay subaylarının kuramsal eğitimlerinin sorumlusu görevlerine getirilmiştir. Sevk ve İskân uygulaması sırasında Osmanlı ordusunda görev yapan bazı Alman subaylarının isimleri ve görevleri şöyledir: General Otto Liman von Sanders, Birinci Ordu Komutanı (daha sonra ise Suriye’de Yıldırım Orduları Komutanı). General Fritz Bronsart von Schellendorf, Erkanı Harbiye Reisi (Türk Ordusu Genelkurmay Eski Başkanı). Amiral Souchon ve halefi, Osmanlı Donanması Komutanı. Binbaşı Felix Guse, Üçüncü Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı (daha sonra Erkanı Harbiye Reisi). General Otto von Lossow, General Freiherr Kress von Kressenstein, General Otto Liman von Sanders’in Türkiye’ye gelişinde yaverliğini yapan Carl Mühlmann, General Freiherr Colmar von der Goltz, Alman Askeri Ataşesi Binbaşı Human (Yavuz, 2006; Armaoğlu, 1993, s. 101-102; Özyüksel, 2004, s. 11-14; Sander, 1993, s. 265-279).

Sevk ve İskân Kanunu’nun uygulanması sırasında birçok Alman subayının neredeyse tüm Türk birliklerinin önemli karar makamlarında görevli olması ise Türkler tarafından Ermenilere yapıldığı ileri sürülen kırımda, Almanya’nın yönlendirmesi olduğu iddialarının Batı basınında gündeme gelmesine neden olmuştur (Ortaylı, 1998, s. 179; Kılıç, 2003, s. 67-82).

Örneğin, Almanya’nın Ermeni sevk ve iskânı ile kırımının baş mimarı olduğu 1914–1916 yıllarında İstanbul’da görevli ABD Büyükelçisi Morgenthau tarafından iddia edilmiştir. Büyükelçi Morgenthau anılarında, Ermenilerin sevk ve iskân edilmesini Türklere Almanların önerdiğini Alman Amirali Usedom’un kendisine bizzat söylediğini yazmıştır. Amerikalı tarihçi ve misyoner H. A. Gibbons da, Ermenilerin “yok edilmesinden” Almanları sorumlu tutmuştur (Elekdağ, 2005). Bu nedenle Almanya savunmaya geçmiş ve Ermeni yanlısı politikalar izlemeye başlamıştır.

Bu politika değişikliğinin sonucu olarak Almanya, I. Dünya Savaşı sona erdikten hemen sonra, yaşananlarla ilgisi olmadığını ispatlamak için çalışmalara başlamıştır. Bu kapsamda ilk olarak, dönemin Alman Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Dr. Solf, 1919 yılında Johannes Lepsius’dan, Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ndeki Ermeni meselesi ile ilgili belgeleri yayımlayarak, Alman diplomasisinin Ermeni meselesindeki tutumunu ortaya koymasını istemiştir. Alman Dışişleri Bakanlığı Arşivi’ndeki Ermeni Sorunu ile ilgili belgeleri özenle gözden geçiren ve bazı belgelere eserinde yer vermeyecek biçimde seçen Lepsius, 1919 yılında Deutschland und Armenien 1914–1918 adlı, bilimsel olmayan taraflı kitabını yayımlamıştır. Lepsius bu çalışmasıyla, dönemin Alman Hükümeti’nin, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki konsolosları ve subayları aracılığı ile Ermenilerin durumunu iyileştirmek ve kolaylaştırmak için hemen hemen her şeyi yaptığını ve dolayısıyla Almanya’nın bu konuda tamamen suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışmıştır (Lepsius, 1986, s. 7-12, 16; Özgönül, 2006, s. 115-254; Çalık, 2000; Çolak, 2002, s. 967-984; Wirth, 2004, s. 1035-1038).

Açıklamalar

[1] Bu makale büyük ölçüde tarafımızdan daha önce yayımlanan şu eserdeki bilgiler güncellenerek yazılmıştır. Özdal, 2009, ss. 295-234; Özdal, 2014, ss. 1184-1196.

[2] Genel hatlarıyla aktardığımız Türk-Ermeni ilişkilerinin gelişimi hakkında ayrıntılı değerlendirmeler ve bu çalışmalarda referans olarak kullandığımız kaynaklara için bkz.: Özdal, Ağustos 2006, ss. 109-119; Özdal, Aralık 2006, ss. 173-186; Özdal, 2007, ss. 95-104.

Kaynakça

Armaoğlu, Fahir (1993), 20. Yüzyıl Siyasi Tarih 1914–1980 Cilt I, 9. Baskı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara.

Çalık, Ramazan (2000), “Armeniermorde im Jahre 1915?”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt XVI, Sayı 46 (http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=304 (e.t. 21.08.2014)

Çolak, Mustafa (2002), “Kaynak Kritiği ve Tehcir Olayında Belge Tahrifatı -Johannes Lepsius Örneği-”, Belleten, Cilt: LXVI, Sayı: 247, ss. 967-984.

Elekdağ, Şükrü M., “Almanya Kendi Vicdanını Temizlemek İçin Türk Milletinin Tarihini Karalıyor! (1)”, Zaman Gazetesi, http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=186251 (e. t. 25. 06. 2005)

Kılıç Selami (2003), Ermeni Sorunu ve Almanya -Türk-Alman Arşiv Belgeleriyle, Kaynak Yayınları, İstanbul, ss. 67-82.

Lepsius, Johannes (1986), Deutschland und Armenien 1914-1918 –Sammlung Diplomatischer Aktenstücke- (Mit Einem Vorwort Zur Neuausgabe Von Tessa Hofmann Und Einem Nachwort Von M. Rainer Lepsius), Donat und Temmen, Bremen, pp. 7-12, 16;

Ortaylı, İlber (1998), Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfusu, İletişim Yayınları, İstanbul.

Özdal, Barış (2014), “Almanya’nın Ermenilere Yönelik İzlediği Politikaların Doğu Sorunu Kapsamında Analizi”, Yeni Türkiye Ermeni Meselesi Özel Sayısı, Cilt II, Yıl 20, Sayı 61, ss. 1184-1196.

Özdal, Barış (2006), Ayastefanos ve Berlin Anlaşmaları İtibarıyla Ermeni Sorunu”, Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi, Yıl 4, Sayı 8, ss. 109-119.

Özdal, Barış (2009), “Doğu Sorunu Kapsamında Almanya’nın Ermenilere Yönelik İzlediği Politikalar -Tessa Hofmann’ın İddialarının Analizi ve Kritiği-”, Hoşgörüden Yol Ayrımına Ermeniler Cilt 1, Erciyes Üniversitesi-Nevşehir Üniversitesi, II. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Sempozyumu (EUSAS II) 22-24 Mayıs 2008, Kayseri: Erciyes Üniversitesi Yayını No. 163, ss. 295-234.

Özdal, Barış (2007), “Ermeni Sorununun Analizinde Önemli Bir Parametre: Tehcir”, Global Strateji Dergisi, Yıl 3, Sayı 10, ss. 95-104.

Özdal, Barış (2006), “Osmanlı Devleti’nin Taraf Olduğu Uluslararası Andlaşmalar İtibarıyla Ermeni Sorunu (1918–1922 Dönemi), Güvenlik Stratejileri Dergisi, Yıl 2, Sayı 4, ss. 173-186.

Özgönül, Cem (2006), Der Mythos Eines Völkermordes, Önel Verlag, Köln, pp. 115-254.

Özyüksel, Murat (2004), “Abdülhamit Dönemi Dış İlişkileri”, 3. Baskı, der. Faruk Sönmezoğlu, Türk Dış Politikasının Analizi, Der Yayınları, İstanbul.

Sander, Oral (1993), Anka’nın Yükselişi ve Düşüşü –Osmanlı Diplomasi Tarihi-, İmge Yayınları, Ankara.

Saupp, Norbert (1990), Das Deutsche Reich und die Armenische Frage 1878— 1914, Köln.

Wirth, Günter (2004, “Der Todesgang des armenischen Volkes”, UTOPIE Kreativ, Heft 169, pp. 1035-1038.

Yavuz, Celalettin (2006), “1915 Ermeni Zorunlu Göçüne Alman Subaylarının Bakışı”, Türk Yurdu, Cilt: 26, Sayı: 226.

© 2022 - Marmara Üniversitesi