Ermeni Diasporası’nın Türkiye-ABD İlişkilerine Etkisi

Dünyada diasporalara bakıldığında Yahudilerden sonra en önemli ve etkin diasporanın Ermeni Diasporası olduğunu görmekteyiz. Dünya üzerindeki birçok ülkeye dağılmış olan Ermenilerin oluşturdukları diaspora, diğer kimliklerin sahip oldukları diasporalara nazaran imkanları daha fazla ve ulusal kimliği daha belirgin, var olma sebebi daha etkili durumdadır.

Son yüzyılda diasporanın ulus kimliği oluşturmada öne sürdüğü en güçlü kanıt “sözde soykırım” iddiasıdır. Ermeni diasporası ve Ermenistan, “sözde” soykırım iddiası üzerinden rant kazanmakta, kimlik oluşumunu “sözde” soykırım üzerine kurmaktadır. Ermeni Diasporası kendi çıkarları doğrultusunda varlık sebeplerini sözde uğradıkları soykırıma dayandırmaya çalışmakta, vatanlarından ayrılışlarının tek sorumlusunu Türkler olarak göstermeyi amaçlamakta ve bundan kazanç elde etmeyi planlamaktadır. Bu düşüncenin temelinde Ermenistan’ın ve diasporanın elde etmeyi planladığı siyasi çıkarlar yatmaktadır.

Diaspora’nın Türkiye-ABD İlişkilerine Etkisi

Ermeni Diasporası çalışma ilkelerini, Türk düşmanlığı ve Ermenistan’ın çıkarları üzerine oturtmuştur. Ermeni Diasporasının amacı 24 Nisan gününü soykırım günü ilan etmek ve sözde “soykırımı” başta ABD olmak üzere birçok ülkeye tanıtmaktır. Ermeni Diasporası bu amacında önemli mesafe katetmiştir (Kaymaz, 2010, s. 1). ABD’deki Ermeni Diasporasının diğer ülkelere göre en güçlü ve etkili derneği “Amerika Ermeni Birliği” (Armenian Assemly of America) ve “Amerika Ermeni Milli Komitesi” (ANCA)’dir (Karapetyan, 2014, s. 1). Her iki dernek de diasporanın yönetiminde “Türkiye karşıtı faaliyetlerini” yoğunlaştırarak devam ettirmektedirler (Keskingören, 2007, s. 1).

1967’de Ermeni Diasporası sistemli yayılışının ilk göstergesini, Amerika Birleşik Devletleri’nin, California eyaletinin, Montebello şehrine diktikleri ilk soykırım anıtı ile kanıtlamışlardır. Zamanla salt sayısal büyümenin yanında maddi anlamda da güçlenen diaspora, Osmanlı içerisinde çıkardıkları isyanları ve çeteci faaliyetlerini, gelişmiş siyasal şiddete dönüştürerek Türk diplomat ve vatandaşlarını katletmeye kadar uzanan bir dizi eylem gerçekleştirmişlerdir (Şimşir, 2005, s. 374).

Ermeni Diasporası 1990’lar öncesinde Amerika’da faal olarak ABD’nin hem iç politikasını hem de dış politikasını etkilemekteydi. 1980’li yıllarda Türk-Amerikan ilişkilerin gerginleşmesine, Türkiye’nin iç politikasında yaşanan askeri müdahaleleri fırsat bilen Ermeni Diasporası neden olmuştu (Yinanç, 2001, s. 12). Eylül 1984’de Amerika’da gerçekleşen sözde “Ermeni Soykırımını Anma Kutlamaları”, Türk makamları ve kamuoyunca yoğun tepkilere yol açmıştı. Gerçekleşen kutlamalar 14 Eylül 1984’te dönemin Başbakanı Turgut Özal ve TBMM Başkanı Necmettin Karaduman tarafından bir bildiri ile kınanmıştı (Dışişleri Bakanlığı Belleteni, 1984).

Ermeni Diasporasının yürüttüğü kimlik politikalarının Türk-Amerikan ilişkilerinde zaman zaman gerginliklere neden olması ya da Ermeni lobisinin Türkiye’ye yapılacak askeri ve ekonomik yardımları engellemeye çalışması, kültürel kimliklerin dış politika üzerindeki etkilerine verilebilecek örneklerdir (Budak, 2007, s. 99). Aslında bu durum, devlet-dışı aktörlerin dış politika üzerinde artmaya başlayan etkileri ile de yakından ilgilidir. Devlet-dışı ve uluslararası aktörlerden oluşan organize diaspora tohumları, artık yalnızca yaşadıkları ülkelerin değil, kültürel ve duygusal bağlarını devam ettirdikleri anavatanlarının dış politikalarını da etkilemeye başlamıştır. Özellikle Amerika’daki lobicilik faaliyetlerinde Diaspora, Amerikan toplumundan büyük destek alır. Bunda din, kültür ve çıkar ilişkileri çok etkilidir (Arı, 1997, s. 273).

ABD’de daha çok California, Massachusette, Michigan, Florida ve New York’ta yerleşik olan Ermeni toplumu, ekonomik ve kültürel olarak üst düzeydedir. Bir milyona yaklaşan sayılara ile de siyasilerin ilgisini çekmektedir. ABD’de 21 adet günlük ve haftalık gazete, 17 adet Ermeni faaliyet raporu, 188 adet bülten, 25 radyo, 10 sürekli televizyon programıyla Türkiye aleyhine kamuoyu oluşturmaktadır. Zaten ABD’nin 41 eyaleti Türkiye’nin Ermenilere soykırım yaptığını kabul etmiştir (Kumkale, 2007, s. 40).

ABD’de sözde “Ermeni soykırımı” bugüne kadar birçok kez tartışılmış, ancak bağlayıcı bir karar çıkmamıştır. Bu tasarılar ilk kez 1975 ve 1984 yıllarında gündeme gelmiştir. 1975’te, 24 Nisan ABD’de “insanın insana, insanlık dışı davranışlarını anma günü” olarak ilan edilmiştir. 1984’te alınan kararda ise söz konusu soykırımın Türkiye tarafından yapıldığı iddia edilmiştir. Ancak, bu kararların hiçbir bağlayıcılığı olmadığı gibi sonuçsuz kalmıştır. 1996 yılında Amerikan Temsilciler Meclisi tarafından, Türkiye’ye 22 milyon dolar yardım gönderilmesi planlanmış ve Türkiye’nin bu yardımı alabilmesi için Ermeni soykırımıyla ilgili bir madde eklenmiştir. 2000 yılında da Ermeni iddiaları gündeme gelmiş ve bir karar tasarısı temsilciler meclisine gelmiştir. Ancak, Türkiye’yi kaybetmek istemeyen ABD bu tasarıyı gündemden düşürmüştür. 2006’da da etkisini sürdüren Ermeni iddiaları sorunu, Ermeni lobisinin desteklediği California’dan Nancy Pelosi’nin Temsilciler Meclisi Başkanlığına geçmesiyle şiddetlenmiştir. Çünkü Pelosi, Ermeni karar tasarısının meclisten geçeceğine dair çalışma yapacağına söz vermiştir (Bozkuş, 2007, s. 8).

ABD kongresinde her yıl periyodik olarak Ermeni soykırımı gündeme getirilir. Karar tasarılarının ardı arkası kesilmez. ABD hükümeti her seferinde Türkiye ile olan ilişkilerini düşünerek engellemeye çalışır. Fakat bu periyodik olay her yıl Türkiye üzerinde baskılara yol açar. Türkiye dik duruş göstermediği takdirde ABD kongresinde soykırımın tanınması kaçınılmazdır (Kumkale, 2007, s. 41).

Ermeni Diasporasının soykırım iddialarını ABD’nin yerel ve ulusal düzeydeki parlamentolarında kabul ettirmekle beraber izledikleri stratejinin bir diğer aşaması ise Ermeni soykırımı iddiasını, Yahudi soykırımı ile özdeşleştirmek ve bunu kabul etmeyenlerin “inkârcı” olarak suçlanmaya çalışılmasıdır. “inkârcı” ifadesi Batıda özellikle Yahudi soykırımını tanımayanlar için kullanılmakta ve büyük bir ayıp olarak kabul edilmektedir. Hatta, bazı ülkelerde yasalar önünde suç olarak kabul edilmektedir (Laçiner, 2004, s. 78).

Bunlar gibi birçok deneme yapılmaktadır. Sözde soykırım tasarısı, birçok kez Temsilciler Meclisinden geçip, Senatodan geçememiştir. Örneğin 1975’teki karar da Temsilciler Meclisinden geçmiş, ancak Senatodan geçmediği için bir bağlayıcılığı olmamıştır. Fakat konunun sürekli gündemde tutulması Ermeni Diasporasına yarar sağlamaktadır (Bozkuş, 2007, s. 9).

4 Mart 2010 “Sözde” Ermeni Soykırımı Tasarısı ve Türkiye’nin Tepkisi

Bugüne kadar “sözde” soykırım tasarı konusunda Kongre’de önemli faaliyetlerde bulunulmuşsa da, tasarı Beyaz Saray tarafından hep durdurulmuştur. Bu Bill Clinton döneminde de, George W. Bush döneminde de böyle olmuştur. Şu anda durumu Türkiye aleyhine çeviren en önemli gelişme Barack Obama’nın bu konuda Clinton ya da Bush gibi davranmayacak gibi görünmesidir. Beyaz Saray’da Obama’nın seçim kampanyası döneminde soykırım iddialarını tanıyacağı sözü vermesi, bunu kampanya sözü olarak değil de ahlaki bir değer olarak algılaması Türk tarafını tedirgin etmiştir. Bu açıdan bakıldığında 2009’da Obama’nın soykırım ifadesini kullanmaması Türkiye açısından önemli bir başarıdır. Ancak, Obama da kendi ahlaki duruşundan taviz vermemek için, verdiği sözü düzeltecek bir söz aramış ve Ermenileri de kısmen memnun edebilecek MetzYegern ifadesini kullanmıştı. Obama Yönetimi’nin bu ara formüle razı olmasının sebebi Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkiler konusunda adım atacağı sinyalini vermesidir (Setav.org).

Obama yönetimi, sorunları kriz haline gelmeden üst düzey diyalogla çözme eğiliminde olup, bu yöntemi başarılı şekilde kullanmıştır. Bu konuda Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollere dönemin Dışişleri Bakanı Clinton ve Zürih’e giden Bakan Yardımcısı Gordon düzeyinde doğrudan müdahale eden Obama yönetimi, görüşmelerin krize dönüşmemesinde rol oynamıştır (Star gazetesi, 8 Şubat 2010). Ancak, Obama yönetimi Temsilciler Meclisinde 4 Mart’ta oylanan Ermeni tasarısının geçmesini engelleyememiş ve kriz çözücü yönetim kendi ülkesinde krize müdahale edememiştir. Oylama oturumundan önce, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD Kongresi Temsilciler Meclisi Dış ilişkiler Komitesi Başkanı’nı arayarak uyarıda bulunmasına ve Obama yönetiminin kongreye Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili tasarının geçmemesi için tavsiye bulunmasına rağmen tasarı, ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde 22’ye karşı 23 oyla kabul edilmiştir (Akşam Gazetesi, 4 Mart 2010).

Türkiye, ABD Temsilciler Meclisinde alınan bu kararı kınamış ve Washington Büyükelçisi Namık Tan’ı istişare için çağırmıştır. Türkiye hükümeti tasarının kabulünün ardından şu açıklamayı yapmıştır:

Türk ulusunu işlemediği bir suçla itham eden bu tasarıyı kınıyoruz.  Bu tasarıyı  destekleyenler, tarihi gerçekler ve uzman tarihçiler arasındaki konuyla ilgili fikir ayrılıklarını görmezden gelerek siyasi saiklerle yanlış ve haksız bir tutum benimsemişlerdir.  Tasarı,  1915 olaylarına ilişkin olarak içerdiği somut tarihi hataların yanı sıra, tamamen tek yanlı bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Türkiye, Birinci Dünya Savaşı sırasında Anadolu halkının tümünün yaşadığı acı olayların tarihçiler tarafından önyargısız biçimde ve bilimsel yöntemlerle, tarihi kaynak ve arşivlere dayanılarak incelenmesi gerektiğine inanmaktadır.  Siyasetçilerin tarihçilerin alanına yönelik müdahaleleri her zaman olumsuz etkiler yaratmıştır. Tasarının, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde kabulünün arzu edilmeyen sonuçlara yol açacağına esasen konuya ilişkin girişimlerimiz sırasında açıklıkla işaret edilmişti. Tüm uyarılarımıza rağmen Komite tarafından kabul edilen bu tasarının Türkiye-ABD ilişkilerine zarar vermesinden ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi yönündeki çabaları sekteye uğratacak olmasından ciddi kaygı duyuyoruz.  ABD ile geniş  bir ortak gündem çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmaları  olumsuz etkileyebilecek bu karar maalesef bir stratejik vizyon eksikliğine de işaret etmektedir. Washington Büyükelçimiz Namık Tan bu gelişme çerçevesinde bu akşam istişareler için Ankara’ya çağırılmıştır.

(bbm.gov.tr)

Türkiye, olaya müdahale eden siyasetçilerin tarihle ilgili karar veremeyeceklerini, Türkiye- ABD ilişkilerinin seyrini değiştireceğini söyleyerek tasarının kabul edilmesini kınamıştır. Sorunun tarihçiler tarafından incelenmesini ve önyargısız, tarafsız şekilde çözülmesi gerektiğini dile getirmiştir. Ayrıca Washington Büyükelçisi geri çağrılmıştır.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise, 5 Mart 2010 tarihli basın toplantısında, yüz sene önce yaşanan olaylarla ilgili gayrı ciddi bir oylama yapıldığını ve bu kararla tarihe müdahale edildiğini açıklamıştır. Davutoğlu, Türkiye’nin savaşmak için ülkesine gelen insanları bile bağrına bastığını ve komik düzeyde yapılan oylamanın sözde soykırım iddialarının çözümü için ne kadar yanlış yol olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını ve Türkiye’nin on asır birlikte yaşadığı Ermenileri dostu, komşusu, arkadaşı olarak görüp hoşgörü içinde yaşadığını, Temsilciler meclisinde yapılan bir oy farkla seçimin bir millete hüküm giydiremeyeceğini ifade etmiştir (mfa.gov.tr).

Konuya Ermeni protokolünün imzalanmasıyla ilişkilerin gerildiği Azerbaycan da tepki göstermiştir. Azerbaycan Milli Meclisi, tasarının kabul edilmesinin bölgesel barış ve istikrarı tesis etme ile Yukarı Karabağ sorununu çözme çabalarına zarar vereceğini bildirmiştir. Azerbaycan Meclisi, Ermeni iddialarını içeren tasarının ABD‘de Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilmesini görüşerek, tasarının kabul edilmesinin adil olmadığı ve Ermeni iddialarının “hasta zihniyetin ürünü” olduğunu belirten bir bildiriyi kabul ettiğini açıklamıştır. Ermenilerin Azerbaycan topraklarını işgal ettiğine de dikkat çekilen bildiride, ABD‘de tasarının kabul edilmesinin bölgede mevcut durumu olumsuz etkileyeceği vurgulanmıştır. Ermeni iddialarının tarihçiler tarafından araştırılması gerektiği belirtilen bildiride, Azerbaycan, ABD gibi demokratik bir devlet, ABD-Türkiye ve ABDAzerbaycan ilişkilerine zarar verecek bir karar almaması gerektiğini belirtmiştir (cnnturk.com).

Komite’de karar tasarısının kabul edilmesi, ABD’nin soykırımı kabul ettiği anlamına gelmemekle beraber önemli bir adım olarak görülmüştür. ABD’de yasama organı iki kanattan oluşmaktadır. 435 üyeli Temsilciler Meclisi’yle birlikte yasamayı oluşturan diğer kanat 100 üyeli ABD Senatosudur. Benzer bir tasarının Senato’da da kabul edilmesi gerekmektedir. Geçmişte de bunun gibi örnekler olmuş ancak tasarı yasalaşmamıştır. Daha önce dört defa böyle girişimler olmuştur. 1975 ve 1984 yıllarında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu’nda benzer bir karar tasarısı kabul edilmiştir. Ancak, tasarı Senato’dan geçmediği için yasalaşamamıştır. 2000 ve 2007 yıllarında ise ABD Başkanlarının devreye girmesiyle tasarı Temsilciler Meclisi Genel Kurul gündemine alınmadan ortadan kalkmıştır (Hürriyet, 5 Mart 2010). Halen ABD’de 41 eyalet Ermeni soykırımının olduğunu kabul etmektedir.

3 Nisan 2014 tarihinde ABD Senato Dış İlişkiler Komitesi, Ermeni soykırımı karar tasarısını yeniden gündemine aldı. Senato’nun Demokrat Partili ağır toplarının desteğini alan tasarı 12 oyla kabul edildi (Hürriyet, 11 Nisan 2014). Tasarının geçtiği gün Washington’da bulunan dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tasarıyı eleştirmekle birlikte Türk tarafının buna tepki olarak atacağı adımlara değinmekten özellikle kaçındı (Hürriyet, 12 Nisan 2014).

Ermeni Sorunu her ne kadar tarihçilerin ilgilenmesi gereken bir konu olarak gözükse de, konu aynı zamanda güncel bir siyasi sorundur. Türkiye her sene 24 Nisan geldiğinde yoğun bir diplomasi trafiği yaşamakta, çoğu ülkeyle özellikle de dünyada süper güç olarak tanımlanan ABD ile ilişkileri gerilmektedir. Geçtiğimiz 24 Nisan’da da yaşananlar gibi Türkiye dış politikada zor durumlarda kalabilmektedir. Eğer uluslararası arenada sorun çözülemezse bu böyle de devam edecektir. Hem Türkiye hem de Ermenistan sorunun kendi lehlerine gelişmesini istemektedir. Ermeni Diasporası sayıca çoğu yerde Türklerden az miktarda olmasına rağmen etkin bir siyaset yürütmekte ve Türkiye’yi dünya kamuoyunda zor durumda bırakmaktadır. Sorunun çözümsüzlüğünde Ermeni Diasporasının kimlik oluşturma süreci iki ülke arasındaki ilişkilerin düzelme ihtimalini olumsuz yönde etkilemektedir. Ermeni ulusal kimliği “soykırım” ve 1915’te Tehcir’in neden olduğu acılar etrafında şekillenmektedir.

Türkiye’nin ülke olarak hakkındaki yanlış yargıları dünyada etkin ve aktif bir politika ile silmesi Ermeni Diasporasının gerçekleştirdiği Türk propagandalarını sekteye uğratacaktır. Türkiye’nin ve Türklerin insanlığın işlediği en büyük suç olan soykırım ile dünyaya tanıtılması, Türkiye’nin dünyaya kötü tanıtılmasına ve imaj olarak zor durumlarda kalmasına neden olacaktır. Türkiye bunun bilince olup artık bu sorunla yakından ilgilenmeli, aktif bir politika izleyerek soykırım sayılmayacak bir tehciri dünyaya kanıtlamak zorundadır.

Ermeni Diasporası ve Ermenistan, soykırım iddialarının kabulü, Türkiye’den yüklü bir tazminat almak ve son aşamada ise Türkiye sınırları içerisinde bulunduğunu iddia ettikleri sözde Ermeni topraklarının, “Batı Ermenistan”ın iadesini sağlayarak Büyük Ermenistan’ı kurmak yönünde bir siyaset izlemektedirler. Bu fikri değiştirmek için önce siyasi, sonra da sosyal yakınlaşma sağlanmalı, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun deyimiyle 600 yıl bu topraklarda yaşamış iki milletin çeşitli oyunlarla aralarına kin sokulamayacağı ve tekrar o günlerdeki gibi barış ve huzur içinde yaşayabileceği dünyaya gösterilmelidir.

Kaynakça

Kitaplar ve Makaleler

Arı, Tayyar (1997), ABD’de Siyasal Yapı, Lobiler ve Dış Politika, İstanbul

Bilal N. Şimşir (2005), Ermeni Meselesi 1774-2005, Ankara

Bozkuş, Yıldız Deveci (2007), “ABD Senatosu Ve Ermeni Tasarıları”, Stratejik Analiz Dergisi, Sayı 84, Ankara, s. 30-38

Budak, Leyla, Bilgehan Gültekin (2007), “Ermeni Lobileri Ve İletişim Faaliyetleri”, Ermeni, Rum, Yahudi Lobileri Örneğinde Lobicilik Kavramlarına Giriş, Ankara, 98-127

Dışişleri Bakanlığı Belleteni (1984), Sayı: 12, Ankara

Karaca, Birsen (2006), Sözde Ermeni Soykırımı Projesi, İstanbul

Kumkale, Tahir Tamer (2007), Diaspora Ermenilerinin soykırım yalanları ve mücadele yöntemleri, İstanbul

Laçiner, Sedat, Mehmet Özcan, İhsan Bal (2004), Türkiyeli Avrupa, İstanbul

Yinanç, Refet (2001),“1965’ten Günümüze Ermeni Sorunu”, Yeni Türkiye Ermeni Sorunu Özel Sayısı 1, Yıl 7, Sayı:37, Ocak-Şubat, 8-15

Gazeteler

Ermeni tasarısının bir oyla kabul edilmesinin doğurduğu öfke”, Milliyet gazetesi, 8 Mart 2010

Türkiye’nin Ermeni tasarısı planları hazır“, Hürriyet gazetesi, 5 Mart 2010

Yeni başlayanlar için Ermeni meselesi“, Hürriyet gazetesi, 19 Mart 2010

Davutoğlu: Ermeni Diasporasıyla temas istiyoruz.“, Radikal gazetesi, 26 Mart 2010

New York’ta “Ermeni Yalanlarına Son” denildi”, Milliyet gazetesi, 25 Nisan 2010

Ermeni tasarısı geçerse ne olur?,”, Hürriyet gazetesi, 13.04.2005

Ermenistan bayrağını yaktılar“, Habertürk gazetesi, 25 Nisan 2010

1915’in siyasi içeriği yadsınamaz”, Radikal gazetesi, 22 Nisan 2010

Ermeni soykırımı yalan“, Hürriyet gazetesi, 23 Nisan 2005

“Obama 2009 diplomasi açılımı“, Star gazetesi, 8 Şubat 2010

Ermeni tasarısında son durum“, Sabah gazetesi, 4 Mart 2010

“Dışişleri’nde 4 Mart alarmı”, Akşam Gazetesi, 4 Mart 2010

“Kıran Kırana Soykırım”, Milliyet gazetesi, 12 Mart 2010

“ABD Senatosundaki Ermeni Tasarısı Senatodan Geçti”, Hürriyetgazetesi, 11 Nisan 2014

“10 Soruda Ermeni Sorunu”, Hürriyet gazetesi,, “2 Nisan 2014

İnternet Kaynakları

http://www.ermenisorunu.gen.tr

http://www.armeniadiaspora.com

http://groong.usc.edu/ADconf/index.html

http://www.hurriyet.de/haberler/gundem/520083/temsilciler-meclisinolu-karar-tasarisi, 4.03.2010

http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-sayin-ahmet-davutoglu_nun-turkiye-ile-ermenistan-arasinda-zurih_te-imzalanan-protokollere-iliskin-degerlendirme.tr.mfa, 18.04.2010

Kaymaz, İhsan Şerif, “Ermeni Diasporası”, www.ilet.gazi.edu.tr, 3.05.2010

http://www.mfa.gov.tr/no_-90_-24-nisan-2010_-abd-baskani-obama-tarafindan-yapilan-aciklama-hk_.tr.mfa, 28.04.2010

http://www.cnnturk.com/2010/dunya/03/05/azeri.meclisinden.ermeni.kararina.karsi.bildiri/566463.0/index.html, 8.03.2010

www.armenianpages.com , 10.05.2010

http://www.setav.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1209&Itemid=29, 5.05.2010

http://www.eraren.org/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=361. 01.03.2010

http://www.mfa.gov.tr/5-mart-2010-tarihli-basin-toplantisinin-metni.tr.mfa, 8.03.2010

http://www.bbm.gov.tr/Forms/p_NewsDetail.aspx, 15.03.2010

Karapetyan, Marianna, “Armanian Diaspora in USA”, http://findarmenian.com/forum/discussion/6/armenian-diaspora-in-usa/p1, March 2014.

Kaymaz, İhsan Şerif, “Ermeni Diasporası”, www.ilet.gazi.edu.tr, 3.05.2010

Keskingören, Tuğrul, “Washington’daki Türk Lobisi ve Ermeni Sorunu”, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/amerika-arastirmalari-merkezi/2007/11/21/1245/washingtondaki-turk-lobisi-ve-ermeni-sorunu, 21.11.2007[:en]

Kitaplar ve Makaleler

Arı, Tayyar (1997), ABD’de Siyasal Yapı, Lobiler ve Dış Politika, İstanbul

Bilal N. Şimşir (2005), Ermeni Meselesi 1774-2005, Ankara

Bozkuş, Yıldız Deveci (2007), “ABD Senatosu Ve Ermeni Tasarıları”, Stratejik Analiz Dergisi, Sayı 84, Ankara, s. 30-38

Budak, Leyla, Bilgehan Gültekin (2007), “Ermeni Lobileri Ve İletişim Faaliyetleri”, Ermeni, Rum, Yahudi Lobileri Örneğinde Lobicilik Kavramlarına Giriş, Ankara, 98-127

Dışişleri Bakanlığı Belleteni (1984), Sayı: 12, Ankara

Karaca, Birsen (2006), Sözde Ermeni Soykırımı Projesi, İstanbul

Kumkale, Tahir Tamer (2007), Diaspora Ermenilerinin soykırım yalanları ve mücadele yöntemleri, İstanbul

Laçiner, Sedat, Mehmet Özcan, İhsan Bal (2004), Türkiyeli Avrupa, İstanbul

Yinanç, Refet (2001),“1965’ten Günümüze Ermeni Sorunu”, Yeni Türkiye Ermeni Sorunu Özel Sayısı 1, Yıl 7, Sayı:37, Ocak-Şubat, 8-15

Gazeteler

Ermeni tasarısının bir oyla kabul edilmesinin doğurduğu öfke”, Milliyet gazetesi, 8 Mart 2010

Türkiye’nin Ermeni tasarısı planları hazır“, Hürriyet gazetesi, 5 Mart 2010

Yeni başlayanlar için Ermeni meselesi“, Hürriyet gazetesi, 19 Mart 2010

Davutoğlu: Ermeni Diasporasıyla temas istiyoruz.“, Radikal gazetesi, 26 Mart 2010

New York’ta “Ermeni Yalanlarına Son” denildi”, Milliyet gazetesi, 25 Nisan 2010

Ermeni tasarısı geçerse ne olur?,”, Hürriyet gazetesi, 13.04.2005

Ermenistan bayrağını yaktılar“, Habertürk gazetesi, 25 Nisan 2010

1915’in siyasi içeriği yadsınamaz”, Radikal gazetesi, 22 Nisan 2010

Ermeni soykırımı yalan“, Hürriyet gazetesi, 23 Nisan 2005

“Obama 2009 diplomasi açılımı“, Star gazetesi, 8 Şubat 2010

Ermeni tasarısında son durum“, Sabah gazetesi, 4 Mart 2010

“Dışişleri’nde 4 Mart alarmı”, Akşam Gazetesi, 4 Mart 2010

“Kıran Kırana Soykırım”, Milliyet gazetesi, 12 Mart 2010

“ABD Senatosundaki Ermeni Tasarısı Senatodan Geçti”, Hürriyetgazetesi, 11 Nisan 2014

“10 Soruda Ermeni Sorunu”, Hürriyet gazetesi,, “2 Nisan 2014

İnternet Kaynakları

http://www.ermenisorunu.gen.tr

http://www.armeniadiaspora.com

http://groong.usc.edu/ADconf/index.html

http://www.hurriyet.de/haberler/gundem/520083/temsilciler-meclisinolu-karar-tasarisi, 4.03.2010

http://www.mfa.gov.tr/disisleri-bakani-sayin-ahmet-davutoglu_nun-turkiye-ile-ermenistan-arasinda-zurih_te-imzalanan-protokollere-iliskin-degerlendirme.tr.mfa, 18.04.2010

Kaymaz, İhsan Şerif, “Ermeni Diasporası”, www.ilet.gazi.edu.tr, 3.05.2010

http://www.mfa.gov.tr/no_-90_-24-nisan-2010_-abd-baskani-obama-tarafindan-yapilan-aciklama-hk_.tr.mfa, 28.04.2010

http://www.cnnturk.com/2010/dunya/03/05/azeri.meclisinden.ermeni.kararina.karsi.bildiri/566463.0/index.html, 8.03.2010

www.armenianpages.com , 10.05.2010

http://www.setav.org/index.php?option=com_content&task=view&id=1209&Itemid=29, 5.05.2010

http://www.eraren.org/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=361. 01.03.2010

http://www.mfa.gov.tr/5-mart-2010-tarihli-basin-toplantisinin-metni.tr.mfa, 8.03.2010

http://www.bbm.gov.tr/Forms/p_NewsDetail.aspx, 15.03.2010

Karapetyan, Marianna, “Armanian Diaspora in USA”, http://findarmenian.com/forum/discussion/6/armenian-diaspora-in-usa/p1, March 2014.

Kaymaz, İhsan Şerif, “Ermeni Diasporası”, www.ilet.gazi.edu.tr, 3.05.2010

Keskingören, Tuğrul, “Washington’daki Türk Lobisi ve Ermeni Sorunu”, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/amerika-arastirmalari-merkezi/2007/11/21/1245/washingtondaki-turk-lobisi-ve-ermeni-sorunu, 21.11.2007

© 2022 - Marmara Üniversitesi