Ermeni Hareketleri Çatışma mı Ayaklanma mı?

1915 Türk- Ermeni ihtilafının en şiddetli tartışma alanı, savaş yıllarında ve sonrasında etkili propagandalarla karartılmış olan savaş stratejisidir (Özdemir, 2005). Tarih yazımı açısından, uzlaşma devletlerinin Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapacakları günlerde Doğu Anadolu’da Ermenilerin ayaklama çıkarmasının ne anlama geldiği önemli bir sorudur. Bunun raslantı mı yoksa İngiltere’nin ve Rusya’nın bir planı mı olduğu sorusunda ise farklı cevaplar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunun yanıtı Ermeniler için Osmanlı egemenliğinden kurtulup bağımsız olma anlamı taşır. Üçlü uzlaşma devletleri içinse Ermenileri kullanarak bir savaş yaratmak ve Türkleri arkadan vurmaktır. Türklere göre ise devletin varlığını tehlikeye düşüren ve bastırılması zorunlu bir harekettir (Karal, 1996: 452).

Urfa İsyanında Ermeni Komitacıların Kullandığı Ateşkes Bayrağı

Urfa İsyanında Ermeni Komitacıların Kullandığı Ateşkes Bayrağı

Ermenistan’dan Nicolay Hovannisyan bir incelemesinde Sasun, Çatak, Van , Şebinkarahisar, Musa Dağı ve Urfa’yı ana ayaklanma merkezleri olarak belirtmiştir. Ancak, bu altı önemli merkez dışında küçük yerleşimlerde de ayaklanmalar olmuştur (Hovannisyan, 2005:118). ABD’li Vahank N. Dadrian ise bir “Ermeni Savının Yanlışlığı” adlı çalışmasında sadece “biraz önem taşıyan dört ayaklanma olayı”ndan söz etmiştir (Dadrian, 2005:198). Bu ayaklanmalar Van, Şebinkarahisar, Musa Dağı ve Urfa’da gerçekleşmiştir. Türklere yönelik suçlamalarıyla bilinen bu akademisyene göre ; “Bunlar (Van, Şebinkarahisar, Musa Dağı ve Urfa ayaklanmaları) yalnızca ayrı ayrı, yerel düzeyde ve bağlantısız olaylar değil, aynı zamanda ve kendiliğinden gelişmiş, yakında gerçekleştirilecek olan tehcire direnmek üzere çaresizce kalkışılan eylemlerdir” (Dadrian, 2005:198). Burada üç soru ortaya çıkmaktadır. Bu olaylar Hovannisyan’ın dediği gibi kendini savunma mıdır? Dadrian’ın dediği gibi çaresizce kalkışılan eylemler midir ? Yoksa Osmanlı Devleti’nin karşlılaştığı kriz sonucu çıkan dolaylı savaş veya iç savaş mıdır?

Ulusal ve uluslararası arşiv kayıtlarına göre 1915 krizinin dış destekli olduğuna şüphe yoktur. Ancak, dış etkenlerin ne kadar etkili olduğu tam olarak ortaya konulamamıştır. Bilindiği gibi iç savaşlar çoğunlukla içsel etkenlerle dışsal dürtülerin bir araya gelmesiyle oluşur. İç etkenlere kıyasla dış etkenler daha yoğundur ( Öke, 1991:108). 1927’de eski Çarlık Orduları Genelkurmay Başkan Yardımcısı General G. Korganoff Paris’te yayınlanan bir kitabında Rusya’nın Ermeni lejyonlarını nasıl örgütlediğini ve bunların Türklere karşı nasıl savaştıklarını açıklamıştır. Ayrıca el ile çizilmiş 30 cephe planını da vermiştir. Karganoff’a göre Türkiye’ye karşı Ruslar, Kafkasya Cephesinde yedi bölgede savaşmışlardır. Bunlar sırasıyla, Batum, Oltu, Sarıkamış, Kağızman, Erivan, Baku ve Azerbaycan’dır. Çatışmalar Erzurum- Sarıkamış üzerinde yoğunlaşmış ve çatışmalara 4. Ermeni lejyonu da katılmıştır. Daha sonra Ermeni kuvvetleri Van’a yürümüştür. Toplamda altı Ermeni lejyonu vardır ve amaçları Van’ı ve bölge topraklarını Türkiye’den kopartmaktır. 28 Nisan 1915’te Vartan komutasında Erivan’da toplanarak “Ararat Birlikleri” adıyla Beyazıt-Van istikametine saldırı başlatmışlar ve 25 Mayıs’ta Van’a girerek bölgeyi Türklerden ve Kürtlerden temizlediklerini açıkça anlatmışlardır (Karganoff, 1927) ; ( Dilan, 2003, s.553-559). Çatışmalarda ve ayaklanmalarda Dünya Savaşı’nın başlamasından Doğu Anadolu’daki Rus işgaline kadar yaklaşık on altı aylık sürede 102 bin Müslüman öldürülmüştür. Ermeni milisler, Doğuda Rusya’nın işgali ve bir yıl sonra çekilişi sırasında Ermenilerin gerçekleştirdiği toplu cinayetlerde toplam 530 bin Müslüman yaşamını yitirmiştir. Bu sayı Dünya Savaşı boyunca Osmanlı ordusunun silahlı çatışmalarda verdiği kaybın yaklaşık beş katıdır (Özdemir, 2005:132-153). Tüm bunların yanısıra bir de söz konusu çatışmaların karşılık boyutu vardır. Kimi yerlerde Ermeni ve Müslüman ahali birbirine karşı silahlanmış ve birbirini öldürmeye kalkışmıştır. Kimi zaman gruplar birbirlerine karşı “terörü adeta bir silah olarak” kullanmışlardır (Thornton: 88-89).

Savaştan Önce

18 Ocak 1914 tarihli ve İstanbul’daki Avusturya- Macaristan Askeri Ataşesi Pomiankowski’den Viyana’da Genelkurmay Başkanlığına gönderilen şifrede genel kanıya göre Ermenilerin Osmanlı yönetiminden hiçbir şey beklemediği, sürekli olarak silah, mermi ve dinamit kaçırarak Osmanlı topraklarında yığınak yaptıkları, baharda Rusya’nın yönetiminde silaha sarılacaklarını bildirilmektedir. Türk Askeri Arşivi kayıtlarında ise genel olarak Müslümanların silahlarına el konulması, Ermenilerin silahlandırılması, bu milislerin toplandıkları yerler ve Rus ordusu için istihbarat faaliyetlerinden bahsedilmiştir.

Savaşın hemen başında Erzurum’un doğusuna kadar ilerleyen Ermeni Milisler köylerde yaşayan Ermeni aileleri Rusya’ya nakletmiş ve eli silah tutanları kendilerine katılmaya zorlamışlardır. Geri çekilirken de Müslüman köylerini yakmışlardır. Ayrıca Türk ordusındaki Ermenilerin bazıları Rus ordusuna katılmıştır. Savaşın en buhranlı zamanlarında Rus ordusuna cephanelerin ve yedek mevzilerin yerini işaret etmişlerdir. Örmeğin Otlaklar’da mevzileri işaret ettiği görülen Gümüşhaneli Ohannes oğlu Kirkor, askeri mahkemede suçunu itiraf etmiştir. Çoğu zaman bunun gibi casusluk faaliyetlerinde bulunmuşlar ve ordudaki Türkleri de firar etmeleri için kışkırtmışlardır. Bu nedenle çoğunlukla avcı hatlarının bozulduğu görülmüştür. Yaralı olarak gerilere sevk edilen ve yalnız bulunan askerleri de öldürmüşlerdir. Çoğu defa şifreli haberler casusların üzerinde ele geçirilmiştir.

3. Ordudan Başkomutanlığına gönderilen bir rapora göre, İstanbul’da toplanan kongrenin sonucunu bildirmek ve gereken hazırlıkları yapmak için Osmanlı Parlamentosu üyeleri Papazyan ve Viramyan Taşnak delegelerinin de katıldığı bir kongre toplamışlardır. Bu kongrede, Ruslar’ın Türkiye’den zapt edecekleri araziyi Ermenilere vermesi kararı alınmıştır. Ayrıca Rus-Ermeni antlaşması da onaylanmıştır. Viramyan ve Papazyan işlerini bu şekilde tamamladıktan sonra Taşnak komitesi reislerinden birkaçı ile Çankeli Manastırına gitmişler ve Ermenilere kongre kararlarını bildirmişlerdir. Ardından Viramyan Van’a geçmiş, Papazyan ise Muş’ta kalmıştır.

Seferberlik ve Sonrası

3. Ordu Komutanlığından askeri birliklere gönderilen emirlerde Rusların Kafkasya Ermenileri aracılığıyla Türkiye’den alacakları toprakları vereceklerini söylerek Ermenileri kışkırttıkları ve silah dağıtıldığı için gerekli bütün önlemlerin ne şekilde alınacağı sıralanmıştır. Ermenilerin Rusya lehinde eğilimli olduğu, köylü kıyafeti giydirilmiş kişilerin Ermeni köylerine gönderildiği ve silah götürdükleri belirtilmiştir. Bu nedenle tedbir olarak huduttan silah ve cephane geçirmek teşebbüsünde bulunanların hemen yok edileceği, Ermenilerin şimdiden orduda muharip olmayan sınıfa ayrıldıkları, Türkiye aleyhinde bir hareket olursa bunun şiddetle bastırılacağı da aktarılmıştır.

Ermeni grupların hazırlık ve faaliyetlerinden, Osmanlı topraklarında büyük bir ayaklanma planladıkları anlaşılmaktadır. Ayaklanma için seçilen yerler menzil sınırının geçtiği başlıca yolların üstündedir. Osmanlı hükümeti seferberlik ilanında jandarma kuvvetinin büyük bir kısmını seyyar orduya alarak bazı bölgeleri yedek jandarmalara terk etmiştir. Meydana gelen ayaklanmalar ordudan bir kısım kuvvetin bölgelere sevkini zorunlu kılmıştır. Rus kuvvetleri ile savaş başladığında bir kısım Rus kuvveti sınıra saldırmıştır. Onların ilerisinde de Ermeni çeteleri köyleri yağmalamıştır. Kısa sürede Erzurum, Bitlis, Van harabe olmuştur.

Kaynakça

ATASE Arşivi, Belge No:1804, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, 81(Aralık 1982)

ATASE Arşivi, Belge No:1894, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, 83(Mart 1983)

Dadrian, Vahank( 2005), Toplu Makaleler 2, Belge Yayınları, İstanbul

Dilan, Hasan (Ağustos 2003), “Dünya Savaşına Ermenilerin Kafkasya Cephesine Katılması, Belleten, LXVII

Hovannisyan, Nicolay (2005), Ermeni Soykırımı, (Çev.Attila Tuygan), İstanbul

Karal, Enver Ziya (1996), Osmanlı Tarihi IX, Ankara

Karganoff, General G. (1927), La Participation Des Armeniens A La Guerre Mondiale Sur Le Front Du Caucasse(1914-1918), Paris

Öke, Mim Kemal. (1991), Ermeni Sorunu 1914-1923, Ankara

Özdemir, Hikmet. (2005), Arnold Toynbee’nin Ermeni Sorununa Bakışı, Ankara

Thornton, Thomas Perry, “Terror As A Weapon Of Political Agitation”, Harry Eckstein(ed.) Internal War[:en]

ATASE Arşivi, Belge No:1804, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, 81(Aralık 1982)

ATASE Arşivi, Belge No:1894, Askeri Tarih Belgeleri Dergisi, 83(Mart 1983)

Dadrian, Vahank( 2005), Toplu Makaleler 2, Belge Yayınları, İstanbul

Dilan, Hasan (Ağustos 2003), “Dünya Savaşına Ermenilerin Kafkasya Cephesine Katılması, Belleten, LXVII

Hovannisyan, Nicolay (2005), Ermeni Soykırımı, (Çev.Attila Tuygan), İstanbul

Karal, Enver Ziya (1996), Osmanlı Tarihi IX, Ankara

Karganoff, General G. (1927), La Participation Des Armeniens A La Guerre Mondiale Sur Le Front Du Caucasse(1914-1918), Paris

Öke, Mim Kemal. (1991), Ermeni Sorunu 1914-1923, Ankara

Özdemir, Hikmet. (2005), Arnold Toynbee’nin Ermeni Sorununa Bakışı, Ankara

Thornton, Thomas Perry, “Terror As A Weapon Of Political Agitation”, Harry Eckstein(ed.) Internal War

© 2022 - Marmara Üniversitesi